bitti herkezin dünyası - Blogcu



Ana sayfa yap


herkezin dünyası

14/9/2007

ARSA

Oğulları, yaşlı adamın son derece manzaralı bir yer aldığını duymuşlar ve ister istemez telaşa düşmüşlerdi.

Doktor olan:

—Bunu da diğeri gibi çarçur eder, diyordu. Ailede bizim paramızla mal sahibi yapmadığı adam kalmadı zaten.

Babaları, evlatlarına güvenmediği için sağlığına hayır yapmak istemiş ve o güne kadar edindiği servetinin bir kısmıyla aile fertlerinden bazılarına işyeri açmıştı. Şimdi de aldığı arsanın herkese yeteceğini söylüyordu. Bu ise, “arsa taksim edilecek” demekti.

Adamın mimar olan ikinci oğlu ise bambaşka hayaller peşindeydi. Arsayı henüz görmemiş olmasına rağmen orada mükemmel bir sitenin yapılacağına inanıyor ve yerin en manzaralı kısmında kendisine müstakil ev planlıyordu. Doktor kardeşinin yıllardır kurmaya düşündüğü klinik, bu sitenin merkezinde yer alabilirdi. Zaten kalp hastası olan babaları için de böyle bir yer gerekmiyor muydu?

Arsanın takdim edilme endişesi, yıllardır görüşmeyen iki kardeşi bir araya getirmiş ve onları tuhaf düşüncelere sevk etmişti. Belki de son günlerini yaşayan babaları bugün ölecek olsa , arsanın tamamı kendilerine kalmayacak mıydı?

Bu fikir çocukların beyinlerini bir kurt gibi kemirmeye başlamış ve sonunda onları, babalarının ölmesiyle acılarının da sona ereceğini inandırmıştı.

Ve yaşlı adam, arsaya ait herhangi bir muamele yapılmadan önce vefat etti.    İki de bir de tekleyen kalbi, bin bir güçlükte büyütüp doktor ettiği oğlunun biraz fazla dozda vurduğu kalp iğnesine dayanamamıştı.

Adam, ertesi gün defnedildi. Okunan Kur’an bittikten sonra çocukların yanına gelen mezarlık bekçisi, başsağlığı dileyip:

― Rahmetli babanız, ölmeden bir ay önce mezarlığın bu tepesini almış ve “ailemdeki herkese yeter” diyerek aile mezarlığı yapmıştı, dedi. Nur içinde yatsın, hep başkalarını düşünürdü.

14/9/2007

Batışın Remzi

Yükseliş dönemimizin ruhunu yansıtan mütevazı Topkapı Sarayına karşılık, yıkılışımızı remzeden Varsay taklidi Dolmabahçe Sarayının Avrupa'dan borç alınan para ile, 9 ton altın ve 41 ton gümüş kullanılarak inşa edildiğini...

 

14/9/2007

Bitmeyen Osmanlı Sevgisi

Balkanlar'dan Orta Doğu'ya kadar büyük bir coğrafyanın 1. Cihan Savaşından sonra elimizden çıkmasına rağmen, o topraklarda yaşayan halkın hala büyük bir hasretle "Osmanlı, Osmanlı " diye sayıkladığını ..

Budapeşte'den gelen bir yazarımıza bir Boşnak'ın  "Madem ki İstanbul'a gidiyorsun Allah aşkına o şehrin toprağını benim için öp Allah benim canımı İstanbul'u görmeden alması!" dediğini Trablusgarp'daki ihtiyar Cezayirlilerin , boyunlarına muska diye Osmanlı parası taktıklarını…

 

14/9/2007

Ecdadımızın Silinmez İzleri

1976 yılında Suudi Arabistan’ın Cidde şehrinde, deniz suyunu tatlı suya çeviren bir tesisin açılışından sonra meslektaşları ile sohbete girişen dönemin Türkiye Büyükelçisi Necdet Özmen'in bir ara söze: "Bu Suudi Arabistan'ın ilk tuzdan arıtma tesisidir" diye başlaması üzerine

Fransız Büyükelçisinin hayretler içinde kalarak: "No... Sör... Bu Suudi Arabistan'ın ilk tuzdan arıtma tesisi değildir. İlki Osmanlılar'ın 1800'lü yılların sonunda yaptığıdır" diyerek ecdadımızın eşsiz mirasından habersiz yaşayan elçimizi mahcup ettiğini...

14/9/2007

Talan Edilen Mirasımız

Şanlı Osmanlı Devleti'nin kurucusu Osman Gazinin mübarek anası Hayme Hatunun Domaniç’teki türbesini ulu hakan Abdülhamid Han'ın, ecdadına hürmetinin ifadesi olarak büyük bir itina ile tamir ettirip pencerelerini atlas perdelerle kaplattırdığını ve zeminini de Hereke dokuması muhteşem bir halı ile, döşettiğini . . .

Daha sonraları iş başına gelen Halk Partisi döneminde ise o muhteşem halının türbeden alınarak, partinin İnegöl ilçe yöneticilerinin kapılarına paspas yapıldığını ve atlas perdelerinin de kaymakamlık binasında kullanıldığını...

 

« Önceki